Yarın fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadyumu son zamanların ve fotballderbies.com’daki istatistiki veriler ışığında dünyanın bir numaralı derbisine sahne olacak.Günün bir diğer özelliğide basketbol’da da aynı derbinin Atatürk spor kompleksinde oynanacak olması.Basketboldaki derbiye galatasaray seyicisi alınmayacak.Basketbolda ki bu büyük mücadelenin ardından futbol da yılı derbisi için başlama vurşunun yapılacağı stada çevrilecek gözler.
Derbinin hakemi Selçuk Dereli’ye başarılar diliyoruz ve maçın fair-play ruhu içinde geçmesini temenni ediyoruz.Ben her ne kadar koyu bir galatasaray taraftarı olsamda iyi oynayanın kazanması taraftarıyım.İyi seyirler diliyorum…
Kainatın En Büyük Derbisine Hoş Geldiniz…
Yazan: yunus emre erginay Aralık 2, 2006
Yazı kategorisi: Spor | Leave a Comment »
BAKALIM…
Yazan: yunus emre erginay Kasım 30, 2006
Aşağıda azizname blog sahibinin de sitesinde yayınladığı çok güzel ve kullanışlı bir css örneğini bulunmakta.azizname teşekkür ederiz.
Bugün yine burada yazımız içerisinde hem resim, hem Dropcaps, hemde pullout uygulamasını bir arada dengeli bir biçimde sunulmasını anlatacağım. Esasında burada bahsi geçen pullout daha önce anlattığımız pullquote uygulamasının bir başka biçimde sunulması şeklinde tarif edebiliriz. Bu uygulama biçimi de çok hoş. Grafik anlamda bizlere CSS in ayrı bir görsel şöleni gibi sanki. Hoşunuza gitti sanırım. Sizler bu uygulamada istediğiniz gibi renklerde değişiklik yaparak hoşlandığınız renkleri uygulayabilirsiniz. …pullout aleti işte CSS de bu oluyor dostlar. Yanlız burada değinmek istediğim bir şey aşağıda her ikisinide verdiğim kodlardan şablonunuzun css bölümüne pullout ve thinborder la ilgili kodları ilave etmeyi unutmayınız. Post başlığı altına CSS property lerinin bulunduğu yere ilave edeceksiniz. Eğer neresi olduğunu anlayabilmeniz için tarayıcınızın görünüm sekmesinde kaynağı göster ‘e basarakda şablon kodları arasında pullout veya thinborder ifadelerini arayın sizde aynı yere kodlarınızı kopyala yapıştır yöntemiyle koyun. Kolay gelsin.Bu CSS uygulamasını burada olduğu gibi inline veya external olarak harici bir css dosyası ilede yapabilirsiniz. Ancak blog sistemi için uygun olan uygulama burada anlattığım biçimde olanı.
Alıntı : azizname.blogspot.com
Yazı kategorisi: Bilgisayar bilimi | Leave a Comment »
Mengen
Yazan: yunus emre erginay Kasım 30, 2006
Her konudan yazıların bulunduğu blogumda, Bolunun Mengen ilçesine de yer vermek istiyorum artık, bu hem bir vefa hemde ülkemin şirin ve güzel bir yöresinin tanınması amacı taşımaktadır.Tabi bu arada ben de bir Mengen’liyim.İki veya üç yazı önce size bir video sunmuştum.Şimdi ise kısa bir tanıtım yazısıyla Mengen bakışına devam ediyoruz…
Mengen Bolu’nun bir ilçesidir. 5500 Merkez ve 17800 köyleri ile birlikte toplam nüfusudur. Nufüsa kayıtlı kişi sayısı ise şu anda 146.780′dir. Bu da Mengen’in çok fazla göç veren bir yer olduğunu kanıtlar niteliktedir. Mengen ormanlık bir bölgedir ve yüksek yaylaları bulunmaktadır. Başlıcaları; Soğucak, Akçakoca, Bürnük, Sırıklı, Çukur Yayla, Göl Yaylası, Aktepe, Ağalar, Küçükkuz, Civcivler, Mamatlar, Elemen ve Afşar Yaylalarıdır. Ödek, Kemal Savaş, Şirinyazı ve Hızarderesi Göletleri önemli mesire yerleridir. Mengen’in en büyük özelliği; çok ünlü aşçılar yetiştirmesidir. Her yıl Ağustos ayının ilk haftasında geleneksel ve şimdilerde uluslararası “Mengen Aşçılar ve Turizm Festivali” düzenlenmektedir. Aynı zamanda Mengen’e bağlı Pazarköy Beldesi’nde her yıl Temmuz ayında Yayla Şenlikleri düzenlenmektedir.Anadolu Aşçılık Meslek Lisesi 1985 yılında eğitime başlamış ilk mezunlarını 1992 yılında vermiştir.Daha sonra Aşçılık Yüksek Okulu İzzet Baysal Üniversitesi bünyesinde açılmıştır.
Yazı kategorisi: Okuyana | Leave a Comment »
Güneşimsin
Yazan: yunus emre erginay Kasım 29, 2006
doğan güneşimsin aylardır
bu ayları pi sayısının o bitmek tükenmek bilmeyen sayılarıyla çarpmak istiyor
özlem dolan sevgilin…
her gece söylediğim ‘iyi geceler’
her sabah söylediğim ‘günaydınım’sın
güneşimsin diyorum ya
her ne kadar uzakta olsan şu an,
aslında yakınımdasın
aslında içimdesin
fiziksel bir uzaklık bu
sıcaklığın ise her zaman içimde
her adım atışımda yaklaştığım,
her nefes alışımda içimde hissetdiğim,
her çay içişimde içime çektiğim,
her uzaklara bakışımda ufuk çizgim,
her kalem tutuşumda ilk kurduğum cümlesin…
sen benim bi’tanem
sen benim herşeyim,
sen benim yaşama sebebimsin…
Yazı kategorisi: Sen ve Ben | Leave a Comment »
Spiderman 3
Yazan: yunus emre erginay Kasım 29, 2006
Merhaba arkadaşlar ufaklığımdan beri hayranı olduğum fantastik kahramanım ve onun en son film versiyonu 2007 yılında sinemalarda.Fragmanı sizlerle yorumlarınızı bekliyorum…
Yazı kategorisi: Film | Leave a Comment »
SİYAT
Yazan: yunus emre erginay Kasım 27, 2006
Bolu Mengen ilçesine ait kısa ama güzel bir belgesel…İzleyin…
Yazı kategorisi: Okuyana | Leave a Comment »
Microsoft ve Mozilla Savaşı Kızışıyor…
Yazan: yunus emre erginay Ekim 27, 2006
Dünyanın bir numaralı yazılım şirketi olarak bilinen Microsoft’un yeni internet tarayıcısı IE7′yi çıkarmasından kısa bir süre sonra “açık kaynak kodlu” Firefox 2.0 web tarayıcısını hizmete sunan Mozilla, şimdi de tüm dikkatini Firefox 3.0 sürümünü çıkarmaya çevirdi.
Mozilla mühendislik bölümü yöneticisi Mike Schroepfer, resmi adı Firefox 3.0, kod adı “Gran Paradiso” olan yeni tarayıcıyla ilgili çalışmaların çoktan başladığını söyleyerek, yeni hizmeti gelecek yıl içinde çıkarmayı planladıklarını belirtti.
Schroepfer, yeni sürümde, Firefox 2.0′de yer almasından nisanda vazgeçtikleri “places” adlı sık gezilen siteleri ve yer imlerini günlük olarak yedekleyen “bookmark” eklentisini ekleyeceklerini söyleyerek, insanların web’de kendi bölümlerini nasıl düzenleyecekleri konusunda pek çok fikirleri bulunduğunu ifade etti.
Mozilla, açık kaynak geliştirenlerin ve kullanıcıların şimdiden Firefox 3.0′ün yeni özellikleri konusunda “beyin fırtınası” yapmalarını istedi.
Bu arada Firefox 2.0′de salı günü hizmete girer girmez iki küçük açık tespit edildi. Mozilla şirketinin mühendisleri, fazla önemseyen bu açıkları gidermeye çalışıyor.
İNTERNET EXPLORER-FİREFOX: 2. TARAYICILAR MUHAREBESİ
Microsoft, 18 ekimde, uzun bir “uyku dönemi”nden sonra 6. sürümün Ekim 2001′de çıkmasının ardından hizmete sunduğu Internet Explorer 7 (IE7) ile Mozilla’nın Firefox tarayıcısı karşısında, “geçen yüzyıl” Netscape ile yaptığı mücadeleye benzer duruma girdi.
90′lı yıllarında başında Netscape’in “Navigator” adlı tarayıcısıyla internet geniş kitlelere açılmış, 1995′te tüm kullanıcıların yüzde 70′i ücretsiz verilen bu hizmetten yararlanmaya başlamıştı.
Rakibine “büyük bir ders vermek” isteyen Microsoft da, aynı yıl Microsoft Explorer hizmetini ücretsiz sunmaya başlamış ve bu yazılımını Windows 95 işletim sistemiyle entegre hale getirmeye karar verince rakibi Netscape de otomatik olarak kullanıcıların bilgisayarları dışında kalmıştı.
Navigator ile internetin önderlerinden olan Netscape, sonunda “oyun dışı” kalmış ve AOL tarafından satın alınmıştı. İnternet istatistik kuruluşu onestat.com’un Ekim 2006 verilerine göre, Netscape yazılımını tüm dünyada kullananların oranı sadece yüzde 0,12.
FİREFOX, ÖZGÜR, BEDAVA, AÇIK KAYNAK
Microsoft Netscape’ten tamamen kurtulmuş görünürken, Navigator’u oluşturan mühendislerden kurtulamadı ve 2003′te Netscape’in eski programcıları tarafından kar amacı gütmeyen Mozilla vakfı kuruldu. Mozilla bir yıl sonra da, özgür, ücretsiz, açık kaynak ve “imece” şeklinde hazırlanan Firefox tarayıcısını çıkardı.
Başarılı olan Firefox, giderek pazar payını arttırmaya başladı. Xiti Monitor’un 2006 yazında elde ettiği verilere göre, tüm Avrupa’da Firefox kullananların oranı yüzde 21′i geçti. Açık kodlu tarayıcıyı, Finlandiya ve Slovenya’da kullananların oranı yüzde 35′i geçerken, bu oran Almanya’da yüzde 30, Fransa’da yüzde 20 oldu. Hollanda, İngiltere ve Danimarka’da yazılım yüzde 12 civarında kullanılıyor.
onestat.com’a göre, global çerçevede Firefox tarayıcısını kullananların oranı yüzde 11,49, Internet Explorer’ınki ise yüzde 85,85, Apple Safari’ninki yüzde 1,61 ve Opera’nınki de yüzde 0,69.
Microsoft ile Mozilla arasında büyük fark bulunmasına karşın, Firefox’un giderek pazar payını artırması ve geleceğe yönelik olumlu tablo çizmesi, Microsoft yöneticilerini endişelendirmeye devam ediyor.
IE7′nin, Mozilla’nın geliştirdiği pek çok yenilikten önemli ölçüde etkilenmesi ve kendi kullanıcılarına da bunları sunmak istemesi, Microsoft’un açık kaynak olan Mozilla’dan ne kadar çekindiğini gösteriyor.
Microsoft’un geçen hafta İnternet Explorer’ın 7. sürümünü çıkarmasından sonra salı günü kullanıcıların hizmetine giren Firefox 2.0, online hırsızlığı önlemek için “anti-phishing teknolojisi”, yazım kılavuzu ve arama motoru ile donatıldı.
Mozilla firması, Firefox’un yeni sürümü için bir milyondan fazla kullanıcının yardımcı olduğunu belirtirken, yeni sürümde özellikle, online bankacılık veya diğer mali işlemler sırasında kullanıcıyı kandırmaya çalışan bir web sitesine girildiğinde uyarıda bulunan anti-phishing teknolojisi göze çarpıyor. Benzer özellik, IE 7′de de bulunuyor.
Firefox 2.0′deki bir başka yenilik imla hatalarını tarayarak bulan yazım kılavuzu ile yeni arama motoru ve reklam engelleme düzenleyicisi olarak göze çarpıyor.
Yeni sürüm ayrıca, bilgisayarın kendiliğinden veya kazara kapanması ya da yeniden başlaması durumunda, kalınan oturumdan devam etme olanağı sağlıyor.
Mozilla yöneticileri, 40 dilde kullanıma uygun Firefox’un yeni sürümünün IE7 ile aynı tarihlerde çıkmasının “tesadüf” olduğunu savunarak, yeni sürümü çıkarmak için özel bir tarih belirlemediklerini söylüyor.
Kaynak : Zaman
Yazı kategorisi: Teknolojik Haberler | Leave a Comment »
Sonunda Yapay Kanda Çıktı…
Yazan: yunus emre erginay Ekim 26, 2006
ABD’li bilim adamları 25 yıllık çalışmanın sonunda yapay kan elde etti. Beyaz renkli kana ‘Oxycyte’ adlı verildi.
İnsanlar üzerinde ikinci safha testlerine başlanan yapay kan, saf beyaz görünümüyle sütü andırıyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) onay alması durumunda “mucize ilaçlar” sınıfına girmesi beklenen ‘Oxycyte’ adlı bu bileşik, sonu felç ya da ölümle bitebilen travmatik beyin zedelenmelerinde, beyne normal kandan 50 kat daha hızlı bir şekilde oksijen taşıyacak ve hastayı yaşama bağlayıp, tedavi sürecini de kolaylaştıracak. HÜCRELER YENİDEN HAYAT BULUYOR
Virginia Üniversitesi uzmanları tarafından geliştirilen ’Oxycyte’ adlı bu yapay kanın oluşumu için temeller 25 yıl önce atıldı. Artık “mutlu son”a çok yaklaşan bilim adamları, hayvanlar üzerinde yaptıkları deneylerde, beyne oksijeni normal kandan çok daha rahat ulaştırma özelliğine sahip olan bu maddenin, kobayların beynindeki hasarı yüzde 50 oranında engellediğini ortaya çıkardı. Kafaya alınan sert bir darbeyle ortaya çıkan beyin travmalarında ya da diğer yaralanmalarda, damarlar otomatik olarak genişler ve damar çeperi gerginleşince de, oksijen taşıyan alyuvar hücreleri kılcal damarlardan akıp gidemez. Bunun sonucunda, beyne kan yoluyla taşınan oksijen miktarı hızla düşer. İşte bu yapay kan, beraberinde verilen ekstra oksijenin beyne daha hızlı ulaşmasını sağlayarak beyin hücrelerini “kendine getiriyor”.
YAPISI TEFLON TAVAYA BENZİYOR
‘Oxycyte’ kimyasal yapısıyla, yapışmaz teflon tavaların malzemesini andıran perflorokarbon (PFC) bileşimi içeriyor. Sentetik PFC, sıvılar içinde büyük bir hızla gazları çözüyor ve vücuda ekstra oksijenle verildiğinde, kaygan ve yapışmaz yapısıyla, oksijenin normal kana oranla 50 kat daha hızlı bir biçimde beyne ulaştırılmasını sağlıyor.Orduya da yarayacak
Yapay kan ‘Oxycyte’, Amerikan ordusunun Irak ve Afganistan’da kayıplarının arttığı bir dönemde, gerek onlar, gerekse diğer ülkelerin orduları için büyük umut vaadediyor. Çünkü yaralanıp cepheden gönderilen askerlerin yüzde 30’unda travmatik beyin zedelenmesi görülüyor. Bu da hastanın hafızasını tamamen silebiliyor, kör bırakabiliyor, epilepsiyi tetikleyebiliyor ya da öldürebiliyor. Amerikan ordusu yapay kanla ilgili çalışmalara şimdiye kadar 10 milyon dolar para aktardı. Zedelenmelerin oluştuğu çok ağır vakalarda beyindeki şişmeyle birlikte oluşan basıncı azaltmak için kafatasının bir bölümü alınabiliyor. Travmatik beyin hasarını iyileştirecek bir ilaç tedavisi de henüz bulunamadı.
Kaynak : Vatan
Yazı kategorisi: Teknolojik Haberler | Leave a Comment »
Hasret
Yazan: yunus emre erginay Ekim 18, 2006
Sen gittin 2 gün oldu 3. günün gecesi geliyor. Allahım zormuş bu, niye göğsümün daraldığını bu gün doktor söyledi stressdenmiş yaşın kaç dedi 25 i duyunca azarladı sıkma kendini bu kadar diye ama ben diyemedim çok özledim belki ondandır diye.Havada kapalı bu günlerde belki hafta sonu sıcaklıklar artacakmış az önce okudum nette gezinirken.Ama bende kapandım iyice yüzümdeki gülümseme yok oldu , gözüm telefonda arar diye hep, işle avutmaya çalışıyorum , ama aklım hep onda sabret diyorum kendime… sabret…
Hasret
Ellerine hasret ellerim,
Yapayalnız…
Yüreğine hasret yüreğim,
Çaresiz…
Gözlerine hasret gözlerim,
Üzgün…
Sesine hasret günlerim,
Bomboş…
Sevgine hasret benliğim,
Sana hasret…
Gül Ulupınar
Yazı kategorisi: Sen ve Ben | Leave a Comment »
SSK’dan akıllı sağlık karnesi projesi…
Yazan: yunus emre erginay Ekim 13, 2006
Sosyal güvenlik reformu kapsamında yılbaşından itibaren tek çatı altına girecek olan SSK, kayıp ve kaçakların engellenmesi, tarafların kimliklerinden emin olunması ve işlenen bilgilerin gizliliğinin sağlanabilmesi amacıyla TÜBİTAK’la sağlık karnesi yerine geçecek olan “Akıllı Kart” projesi başlattı. Proje pilot uygulamalar yapıldıktan sonra 1 Kasım 2008’den itibaren tüm ülke çapında uygulanmaya başlanacak.
SSK’dan edinilen bilgiye göre, Kurum kayıp ve kaçakların engellenmesi, tarafların kimliklerinden emin olunması, işlenen bilgilerin mahremiyetinin sağlanması, SSK’nın ve sağlık tesislerinin işlemlerinin hızlandırılması, veri kayıplarının önlenmesi, elektronik ortamda yürütülen işlemlerde kurumlar arası ve insan-sistem arayüzünün sağlıklı işlenmesini sağlamak amacıyla TÜBİTAK’la işbirliği yaparak akıllı kart projesi geliştirdi.
Sosyal güvenlik reformuyla, yılbaşından itibaren tek çatı altına girecek olan SSK, söz konusu projeyle şunları amaçlıyor:
“-Sigorta işlemlerinin hızlı, güvenli ve kolay işleyecek biçimde elektronik ortama geçirilmesi,
-Sigortalı kimlik bilgilerinin sigortalı tarafından elektronik ortamda taşınabilmesi, haklarının korunması,
-Elektronik iletişim ve taşıma ortamlarının güvenliğinin sağlanması,
-İşletimin kolay olması ve sistemin yüksek performanslı ve işler halde tutulması,
-Sigorta ve sağlık işlemlerinde kayıp ve kaçakların önlenmesi,
-Hakkı olmayana ya da hakkı olmayan tarafından hizmet verilmesinin önlenmesi”
Proje çerçevesinde TÜBİTAK-Ulusal Elektronik Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’yle Ar-Ge anlaşması imzalanırken, pilot uygulamalar yapıldıktan sonra sistemin 1 Kasım 2008 tarihinde tamamlanarak tüm ülke çapında yaygınlaşması hedefleniyor.
Yazı kategorisi: Teknolojik Haberler | Leave a Comment »

